6 Kasım 2014 Perşembe

Devrimci Yol önderlerinden Nasuh Mitap’ı yitirdik


Devrimci Yol önderlerinden Nasuh Mitap’ı yitirdik



Devrimci Yol’un önderlerinden Nasuh Mitap, 1,5 yıldır gördüğü kanser tedavisinin ardından 3 Kasım akşamı yaşamını yitirdi. Dev-Genç’ten THKP/C’ye, Devrimci Gençlik’ten Devrimci Yol’a dört dönemde de önemli görevler üstlenen Mitap, “Evet ben Devrimciyim, halkıma ve bütün insanlara sömürüsüz, baskısız, özgürlük, bolluk ve mutluluk dolu bir gelecek sağlamak için mücadele etmeyi insanlığın ulaşabileceği en yüce ideal ve dava olarak görüyorum” demişti
nasuh-mitap
Nasuh Mitap 1960’ların sonunda Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’ne girdi ve kısa bir süre içerisinde Dev-Genç ile birlikte devrimci mücadele saflarına katıldı. Fakülte içerisinde Hüseyin Cevahir ile yakın bir ilişki kurduktan sonra, THKP/C içerisinde yer aldı ve 12 Mart askeri darbesi ile sıkıyönetim sürecinde THKP/C ile birlikte anti faşist mücadele yürüttü.
1973-1974 yıllarında gençlik hareketinin yeniden canlandığı yıllarda askeri cuntaya karşı silahlı mücadele, Çin-Sovyet kutuplaşması ve artan faşist saldırılara karşı direniş üzerinden yürütülen tartışmalarda Devrimci Gençlik’in yeniden kuruluş sürecinde bulunan Nasuh, özellikle gençliğin anti-faşist mücadele temelinde yürüttüğü örgütlenme çalışmasında etkin bir biçimde görev aldı.
Nasuh’un da aralarında olduğu Devrimci Gençlik kökenli, üniversitelerde artan faşist saldırılara karşı mücadeleyi sürükleyen “cephe sempatizanı” bir grup, “eski” olarak nitelendirdikleri THKP/C kadrolarından ayrışarak Devrimci Gençlik dergisi üzerinden Devrimci Yol hareketinin tohumlarını attı. Mitap, Devrimci Yol’un bir siyasal harekete dönüşebilme ve anti-faşist mücadeleyi geniş kitlelere yayabilme süreçlerinde önemli bir yerde durdu.
12 Eylül askeri darbesi ile birlikte tutuklanan ve yoğun işkenceli sorguların ardından Devrimci Yol Ana Davası’nda idam istemiyle yargılanan Mitap, 11 yıl hapishanede kaldı. İşkencenin tahribatını uzun süre hisseden ve hastalıklarla mücadele eden Mitap, 1 Mayıs 2013’te ağır bir mide ameliyatı geçirdi ve ardından da kanser tedavisine başladı, 3 Kasım 2014 akşamı ise yaşamını yitirdi.
Nasuh Mitap için ilk olarak 6 Kasım Perşembe saat 9.00’da İstanbul’da Özel Gaziosmanpaşa Hastanesi önünde tören düzenlenecek. Daha sonra Mitap’ın cenazesi Kırklareli’ne gönderilerek burada düzenlenecek bir törenle defnedilecek.
Mitap, Devrimci Yol Ana Davası’ndaki savunmasında son olarak şu sözleri söylemişti:
Savunmalarımda suçlu değil haklı olduğumuzu, Devrimciliğimden dolayı yargılanıyor olduğumu anlattım. Evet ben Devrimciyim, halkıma ve bütün insanlara sömürüsüz, baskısız, özgürlük, bolluk ve mutluluk dolu bir gelecek sağlamak için mücadele etmeyi insanlığın ulaşabileceği en yüce ideal ve dava olarak görüyorum. Ve böyle bir davanın saflarında yer almaktan onur duyuyorum. Mahkemenizin vereceği karar ne olursa olsun esas olarak tarih önünde Devrimciliğimin gereklerini yerine getirememekten dolayı yargılanacağımı biliyorum. Ve bu yargılamada aklanmayı umut ediyor ve diliyorum, Sosyalizme, ülkemin ve halkımın özgür, bağımsız ve aydınlık geleceğine olan inancımı tekrar bildiriyorum. İnsanlığın en yüce değerleri için, bütün dünya işçilerinin ve ezilen halkların kurtuluşu için mücadele eden bütün Devrimcilere buradan selam ediyorum.

24 Ekim 2014 Cuma

MUHARREM AYI

MUHARREM AYI

Alevi inancının en önemli zaman dilimlerinden biri olan Muharrem ayı 25 Ekim Cumartesi günü başlıyor. Muharrem ayının ilk 12 günü oruç tutmak bir Alevi İslam ibadeti olarak yüzyıllardır icra edilen bir gelenektir. Muharrem orucu bir Kur’an buyruğudur. Aynı zamanda bu ayda oruç tutmak peygamber efendimizin de çok büyük önem verdiği bir ibadettir. 

Muharremde oruçla birlikte bir de matem tutma ibadeti vardır. Kerbela’da Hz. İmam Hüseyin ve yanındakilerin menfur bir şekilde şehit edilişi nedeniyle Aleviler bu ayda oruçla birlikte matem de tutmaktadırlar. Matem aynı zamanda şehit edilen bütün ehlibeyt imamları için de tutulmaktadır.


Muharrem ayı dinsel yaşamda önemli bir aydır. Muharrem, Arap takvimindeki ilk aydır. Arap takviminde yasak aylar / haram aylar denen dört ay vardır ki bunlardan biri de Muharremdir. Haram aylarda kan dökülmesi, savaş yapılması yasaktır. Haram ay tabiri aynı zamanda dokunulmaz, saygı gösterilmesi gereken, kutsal ve kutlu ay anlamına da gelmektedir. Nitekim Muharrem sözcüğü de bu manayı ihtiva etmektedir. Kur’an’da haram aylarla / kutlu aylarla ilgili ayetler bulunmaktadır.


Nitekim, Bakara Suresi 194. ayette şöyle denilmektedir:

“Kutlu aya karşı kutlu ay olmak üzere kutluluk karşılıklıdır. O halde size saldırırlarsa siz de onlara aynı şekilde saldırın…”


Uyarı Bölümü / Berae Suresi 36. ayette ise şöyle buyrulmaktadır:

“Gökleri ve yeri yarattığı gündeki yazısına göre Allah katında ayların sayısı on ikidir. Bunlardan dördü kutsal aylardır…”

Zilkade, Zilhicce ve Recep ayı ile birlikte haram ay olarak kabul edilen Muharrem ayı semavî dinler tarihi açısından çok mühim olayların cereyan ettiği bir zaman dilimidir. Muharrem aynı zamanda semavî dinlerde oruç ayıdır. Bilindiği üzere oruç, ibadet amacıyla gün ağarmasından gün batımına değin yemeden, içmeden ve cinsel ilişkiden uzak durma halidir. Musevi, Hıristiyan ve İslam inancında kutsal kabul edilen Muharrem ayında oruç tutmak, Kur’an’da Bakara Suresi 183. ayette şu şekilde emredilmektedir:


 “Ey inananlar, ibadet amacıyla kimi günler, gün ağarmasın­dan gün batımına değin yemeden, içmeden ve cinsel ilişkiden uzak durmak, sizden öncekilerin üzerine yazıldığı gibi sizin de üzerinize bir buyruk olarak yazılmıştır. Umulur ki, böylece kötülüklerden sa­kınmış olursunuz.”


Evvelce 10 gün olarak tutulan bu oruç Alevilerce 12 İmam hürmetine 12 gün olarak tutulmaktadır. Ayrıca Kerbela katliamında peygamber efendimizin torunu Hz. Hüseyin ve yanındakilerin hunharca katledilmeleri ile birlikte oruca ilaveten yas da tutulmaya başlanmış, böylece ilk on günü yas ve oruç, son iki günü de sadece oruç olmak üzere toplamda 12 günlük oruç ibadeti bir buyruk olarak ifa edilir hale gelmiştir.


Muharrem orucunun evvelce 10 gün olmasının da kaynağı Kur’an’dır. Nitekim Tan Yeri Bölümü / Fecr Suresi 1 ve 2. ayetlerinde şöyle denilmektedir:


“Tan yerine andolsun! On geceye andolsun!”


Burada “tan yeri” ve “on gece” ifadesiyle Muharrem ayının ilk on gününe işaret edilmektedir.


Muharrem orucuna ilişkin peygamber efendimizden rivayet olunan bazı hadisler vardır ki bunlardan Abbas oğlu Abdullah yoluyla nakledilen bir hadis Muharrem orucunun dindeki yerini gayet net bir biçimde ortaya koymaktadır.



Peygamber efendimiz söz konusu hadisinde şöyle demektedir:


“Muharrem ayında bir gün oruç tutmak bir ay oruca bedeldir.”


Muharrem’den üç gün evvel başlanan ve 3 gün tutulan bir de Masum – u pak orucu vardır ki bu oruç, küçük yaşta şehit olan ehlibeyt çocuklarına hürmeten tutulmaktadır. Lakin bu orucun farziyet içermediğini de belirtelim.
Muharrem orucunun tutlacağı günler aşağıdaki gibidir:

Muharrem 1 – 25 Ekim 2014 cumartesi
Muharrem 2 – 26 Ekim 2014 pazar
Muharrem 3 -27Ekim 2014 Pazartesi
Muharrem 4 – 28 Ekim 2014 Salı
Muharrem 5 -29 Ekim 2014 Çarşamba
Muharrem 6 – 30 Ekim 2014 Perşembe
Muharrem 7 – 31 Ekim 2014 Cuma
Muharrem 8 – 1 Kasım 2014 Cumartesi
Muharrem 9 – 2 Kasım 2014 Pazar
Muharrem 10 – 3 Kasım 2014 Pazartesi
Muharrem 11 – 4 Kasım 2014 Salı
Muharrem 12 – 5 Kasım 2014 Çarşamba


Yüce Allah oruçları ve tutulan matemleri kutlu katında kabul eylesin.